Yazarlar
![]() | Emrah SOYUER |
| Motosikletçiler Spartaküs değildir | |
![]() | Taner ERASLAN |
| Issızlığın ortasında | |
![]() | Ece SAYGUN |
| Belki geçerim İspanya'nın güneyinden Afrika'ya | |
![]() | Ciğdem TATLISERT |
| Atıl kurt, bas gaza! | |
Login
En çok okunanlar
| Bayram yaklaşıyor, ruh mu dediniz? |
|
Oturduğum eve iki yıl oldu taşınalı, komşuluk ilişkilerim çocukluk yıllarımdaki gibi değil artık. Komşu gezmeleri yok, komşudan fincanla tuz, şeker istemeler de yok. Kapıda ya da asansörde karşılaştığım insanlara gülerek selam veririm ama komşu mudur, değil midir bilmem. Apartmana gelen misafir de olabilir, komşuları birçok defa karşılaşınca ayırabiliyorum, "Haa bu komşudur" diye. Bu benim ayıbım mı, sosyal yaşamın getirdiği ayıp mıdır bilemem, en azından karşılaştığım herkese güler yüz gösteriyorum. Motosikletimi apartmanın açık garajına değil, garaj yolunda yağmur almayan saçak altına koymuştum birkaç defa. Apartman görevlisi uyardı, “Yaşlı bir amca var, tekerlekli sandalyesiyle gelip gider, engellemesin” diye. Ben de koymaktan vazgeçtim, açık garajda yağmur altına bıraktım epeyce Harleyimi. Son bir aydır, yazın apartman boş diye yine garaj yoluna koymaya başladım benim sarı Springer’i. Son on gündür gelip giderken garajda yaşlı bir adam üç beş yıl önceye ait ama büyük model bir BMW otomobilin başında usulca eğleşiyordu hep. Bazen açık bagajın içinde bir şeylerle, bazen otomobilin örtüsü ile uğraşırken görürdüm onu. Ama her seferinde bana bakıyordu, Harleyime binerken, çalıştırırken, dönüp geldiğimde inerken, eğer orada ise gözleri üzerimde olurdu hep. İçimden şunu geçirirdim; “Hah, yaşlı amca mutlaka benim egzozdan, zamanlı zamansız, gece geç vakit gelip gidişlerimden rahatsız olmuştur mutlaka, bakalım ne zaman bir laf diyecek.” Sonunda olan bugün oldu. Bir koşuşturma dönüşü, üstelik hemen eve gidip e-mail yazmam gereken bir durumda geldim eve. Yaşlı amca orada idi otomobilinin başında. Girerken bana baktığını fark ettim, motoru stop ettim indim. Seslendi o an, “Motosikletinin karbüratörünün hava ayarı bozuk, siyah duman atıyor, ustaya göster o bilir, karbüratördeki hava vidasından ayar yapsın, o duman gri çıkmalı, bak egzozun simsiyah” dedi. Evet farkındaydım, “Vay be, amca yarın zaten bujileri temizletecektim doğru söylüyorsun” dedim. ”1947 yılında Eskişehir’deki üsteyken benim iki silindir Triumph’ım vardı. Severim, yıllarca motosiklete bindim” diye cevap verdi. Yaşı benim tahminimce 75 olabilirdi. “Amca buyur, gözün kesiyorsa aç kontağı bir tur at” dedim. O an o yaşa rağmen azalmış saçlarının itinalı bir biçimde at kuyruk bağlı olduğunu fark ettim. ”Oğlum yaş 91, bacaklarım taşımıyor epeydir ama özlüyorum binmeyi. Eskişehir’de üste iken bir arkadaşımın Harley’i vardı, elden debriyaj, deri pilot başlığı ile binerdi. Severdim havasını, güzel motosiklettir bunlar, ben Amerika’da iken bindim” dedi. Bir yandan sohbeti kesmek istemiyorum, bir yandan yukarı çıkıp iş ile ilgili acil bir e-mail yollamam lazım. Elim cebimde idi, bizim Harley Davidson içindeki bir grup olarak yaptığımız Çakal pin‘i geldi elime. “Amca madem motosiklet binmişsin ben size bir pin vereyim” dedim ve verdim. Çok mutlu oldu küçücük pin’den. ”Madem öyle ben de sana bir şey göstereceğim” diyerek arabanın ön kapısını açtı. Deri ön göğüste bir Harley Davidson kartalının yanında çerçeve içinde bir fotoğraf vardı, genç bir adam. “Bak, bu ben değilim, oğlum Nejat. Amerika’da okuyordu, Harleyci idi. 7 sene önce öldürdüler Amerika’da. Delikanlı çocuktu, bir kavgaya karışmış, delikanlı idi alttan almamış işte. ”Eski yıllardan hatırlıyorum böyle bir olay. Ben H.O.G Başkanıyım hatta tanıyan arkadaşlarımız bile vardır, başınız sağolsun” dedim. “Biliyorum, sordum öğrendim Harleyciler’in başkanı olduğunu” dedi. Habire telefonum çalıyor o ara, “Nerede kaldı e-mail” diye. İsteksizce adım atarken, “Amca canınız sıkılırsa ne zaman isterseniz buyurun gelin bana” diyerek yürüdüm apartman kapısına isteksizce. Bayramda İstanbul’da olmayabilirim, gazı açarız bir yerlere. Arife günü yaşlı amcanın kapısını çalacağım, elimde bir buket çiçek ve bir Harley Davidson t-shirt ile… Ve bayramını kutlayacağım, eğer isterse bundan sonra ondan motosiklet hikayelerini dinleyeceğim büyük bir keyifle. Benimle gelmek isteyen var mı? Emrah Soyuer |




