aktif_banner

Hezarfen'den motorcu uçtu

Amerika'nın batısını motosikletle dolaşan işadamı Erol Frik, uçmaktan büyük keyif alan şampiyon motosikletçi Zeki Başaran, izlediği bir yarışmadan etkilenerek sıkı bir motorcu olan Çiğdem Gürşen ve NTV'de yayınlanan Motokeyf programından tanıdığımız BMW Rider Academy eğitmeni Burak Ercan, ilginç deneyimlerini bizimle paylaştı.

“Motokros”ta dünya sıralamasına giren Slovenyalı genç sporcu Ceivick Rok ve antrenörü Ales Lavec'ten eğitim almak için Hezarfen Motokros Parkuru'na gelen sürücüler, 3 günlük eğitim boyunca virajların ve rampaların tadını çıkardı. Motosiklet tutkunlarına, "motokros" merakınının nasıl başladığını sizler için sorduk...

 Erol Frik (53)
“Dr. Feridun Frik İlaç”ın sahibi – makine mühendisi

Motosiklet kullanmaya 1969 yılında başladım. Bizim zamanımızda çok fazla motosiklet yoktu, sadece Java ve postacı motorları vardı. Fenerbahçe’de arka sokaklarda polisten gizlenerek ehliyetsiz mobilet kullanıyorduk. O zaman babama şöyle dedim: ‘Bana doğru düzgün bir motosiklet al, böyle giderse öldüreceğim kendimi…’Dediğimi yaptı ama babam motosikletten o kadar çok nefret eden bir insandı ki, pişman oldu. Daha sonra üniversite öğrenimi için Kanada’ya gittiğimde, para biriktirip 750 cc’lik 4 silindir Suzuki aldım. 1977’de Kanada’da ehliyet almak kolaydı. Calgary’de pazartesi günü imtihana girip geçici ehliyet aldım. Aldığım geçici ehliyetimle Calgary’den üniversitemin bulunduğu kente kadar 3 bin 500 kilometre yolu tek başıma yaptım. Şimdi düşünüyorum da bu yaptığım tam delilikmiş. Suzuki’yi 1984’te sattığımda 57 bin kilometre yol katetmiştim. Sonra Yamaha’nın FJ 1100 diye bir motoru çıktı. İnanılmaz güzel bir motordu. Bugün bile görseniz beğenirsiniz. FJ 1100 aldım ve 130 bin kilometre katettim. 1993 yılında BMW K1100 RS aldım ve Amerika’da 3 yılda 47 bin kilometre yaptım. Onu sattıktan sonra bir daha cadde motoru almadım. Yavaş yavaş motokros ve enduroya merak sarmaya başladım.

AMERİKA’NIN BATISINDA GİTMEDİĞİM YOL KALMADI

Bir keresinde New Mexico’da bir ormanda çamura saplandık ve 8 saat mahsur kaldık. Üniversiteden arkadaşım Ralph, ‘Biz yanlış yapıyoruz, bu motorlarla çamura girilmez’ dedi. Ertesi yıl ikimiz de enduro motosikleti Kawasaki KLR 650 aldık. O motoru 4 yıl kullandım, çok güzel bir motordu. Caddeye daha yatkın, krosa pek yatkın değil. Ama başlangıç olarak geçmek istediğimiz istikamete çok uygun bir motordu. Sonra biraz daha krosa daha yatkın olması için bir Suzuki DR 650 aldım. 2000’den 2003’e kadar onu kullandım. Motosikletlerimi hep Teksas’taki arkadaşım Ralph’ın garajına bırakıyordum. Her yaz 15 günlük bir enduro seyahatimiz oluyordu. Arkadaşımla birlikte Colorado, New Mexico, nerede dağ, toprak yol varsa birlikte Amerika’nın batısını keşfettik. Gitmedik yol bırakmadık. Hakikaten haritaya açıp baktığımda Amerika’nın batı bölümünde gitmediğim yol neredeyse yok.

 TÜRKİYE’DE MOTOSİKLET KULLANMAKTAN KORKTUM

15 yıl Kanada’da kaldıktan sonra Türkiye’ye döndüm. Türkiye’de motor kullanmaktan ürktüm. ‘Amerika’da yılın 15 günü motor kullanıyordum ve orada motor varken burada kullanılır mı’ diye düşündüm. Fakat burada hiç kullanmamak da ters geldi. Cesaret edip kendime Yamaha YZF R1 aldım. Arkadaşım Ralph, Türkiye’ye geldiğinde ayrı motorlarla gittiğimiz Şile yolunda kaza yapınca motorum hurdaya ayrıldı. 2000’de R1 aldım. Onu da 3 yıl kullandım. Şimdi 2005 R1’im var. Buraya da onunla geldim.

ŞİLE ORMANLARINI AVUCUMUN İÇİ GİBİ BİLİYORUM

Motokros ve enduro merakım hiçbir zaman sönmedi. Ömerli’de de bir evim var. Evin arka bahçesinden ormana çıkıyorum ve kayboluyorum. Şile’nin orman yollarının hepsini avucumun içi gibi biliyorum. “Google Earth”ten yeni yollar bulup oralara giriyorum.

12 YAŞINDAKİ OĞLUMU DA BURAYA GETİRECEĞİM

Pist deneyimim çok yok. Böyle bir fırsat olunca değerlendirdim. Burada öğretilen şey, düzgün kullanış teknikleri ve stil. Caddede ve ormanda kendi başımıza bir şeyler öğrenmeye kalkmak çok vakit alır. Parkurda giderken, eğitmenler bize bakıp hatalarımızı gösteriyor. ‘Kolunu açmıyorsun, bacağını çıkartmıyorsun, motora yatmıyorsun’ gibi uyarılarda bulunuyor. Bunu kendimiz göremiyoruz. Öğrenmenin yaşı yok. 30 yıldır motor kullanıyor da olsanız. Devamlı öğrenecek bir şey var. ‘Her şeyi biliyorum’ dediğiniz anda zaten en tehlikeli yerdesinizdir. Hala kendimi acemi, öğrenecek bir şeyler var gibi hissediyorum. 21 yaşında bir kızım var, şu an Kanada’da yaşıyor. 12 yaşındaki oğlumu da motosiklet eğitimi için buraya getireceğim…

 Çiğdem Gürşen (38) Şişecam Yetkili Bayisi

Mart 2005’te bir hafta sonu Hezarfen’de yapılan bir yarışmayı izledim. O kadar hoşuma gitti ki hemen eğitim için başvurdum. 4 günlük sürüş teknikleri eğitiminin ardından, ehliyetimi de aldım ve yola koyuldum. İlk motorum Yamaha 125 XT R oldu. 9 bin 800 kilometre yol katettim. Edirne, Tekirdağ, Şile, Düzce, Yalova ve İznik, sürekli gittiğim güzergahlar oldu. Şu an BMW 650 GS kullanıyorum ama motokros sevdam hep bir köşede saklı durdu. Bu kursu öğrenince hemen başvurdum. Şu parkura girdiğimde çok mutlu oluyorum. Hep burada kalmak, hiç dışarı çıkmamak istiyorum. Akşam olup eğitim sona erdiğinde, elinden oyuncağı alınan çocuk gibi üzülüyorum.

 Zeki Başaran (48) İşletmeci
Motokros ve Süpermoto Şampiyonu

Bu sporu 15 yıldır yapıyorum. Motokrosa geçmeden önce normal bir klasik motor kullanıyordum. Herkes gibi caddede gezilen o parlak kromajlı “chopper” dediğimiz motorla başladım. Uzun seyahatlerde enduro derken motokrosa geçtim ve gerçek motorun, motokros olduğunu gördüm. Zaten motokros, bütün bu eğitimlerin, motor sporlarının temeli. MotoGP pilotu Valentino Rossi ve F1 pilotu Schumacher gibi bildiğimiz bütün yarışçıların bir dönem motokros yaptığını görüyoruz.

Motokros, motosiklet kullanmanın en büyük keyif alınan bölümü diyebilirim. Çünkü sürekli adrenalin var, havalarda uçuyorsunuz, virajlara giriyorsunuz. Bu sporda düşüp kalkmak hiç önemli değil çünkü buna kendinizi hazırlıyorsunuz.

Ciddi bir kondisyon gerektiği için sürekli kendinizi geliştiriyorsunuz ve fit kalmak zorundasınız. Bu aslında insanın kendine bakmasını sağlıyor. Bu sporda en çok kollarımız yoruluyor. Doğru sürüş teknikleriyle vücudun eşit şekilde yorulmasını sağlıyoruz. Motokros ferdi sporlar içinde ciddi anlamda zevk alınacak sporların en başında geliyor. Motokros ve Süpermoto’da Türkiye şampiyonluğum, derecelerim var. Genel klasmanda bu sezon 3 birinciliğim var, Türkiye Motokros Şampiyonası B Grubu’nda yine şampiyonluğa oynuyorum. Son yarış şampiyonluk yarışı olacak.

 Burak Ercan (36)
BMW Rider Academy sürüş teknikleri eğitmeni
NTV’de yayınlanan Motokeyf programının test sürücüsü

20 senedir motorla ilgileniyorum. Bundan önce keyif için ‘hafta sonu endurosu’ diyerek ormana gidip geliyorduk. Buraya da enduro dışında motokrosun keyfini, tekniklerini öğrenelim, güzel bir hafta sonu geçirelim diye geldik. Bugün ikinci günümüzdeyiz ve çok keyifli gidiyor. Burada seviyelere göre gruplara ayrıldık ve çok zorlama yok. Program gayet güzel, eğitmenler iyi. Yabancı dil bilmeyen arkadaşlar için sürekli tercüme yapılıyor.