Güncel

Acemi avcı beraber avlandığı arkadaşını vurur

Kadın bakış açısına ve insiyatifine hep önem vermişimdir, kadınlar erkeklerden farklı düşünürler, detaycıdırlar ve daha fazla kavrayış yeteneğine sahiptirler. Bu yüzden motohaber.com’da motosiklet tutkunu bir kadın yazarın, Ece Saygun’un yazmaya başladığını öğrenince “Hah işte! Motosiklete kadın bakışı, wholesale nfl jerseys from china ne güzel” diye düşündüm. Ancak Sayın Saygun’un yazısını okuyunca hayal kırıklığına uğradım.

Bu hayal kırıklığı Sayın Saygun’un yazdıklarını yanlış bulduğum için değildi. Aksine yazdıklarının tümüne katılıyorum ama ne yazık ki yazılanların doğru olması, sorunun hangi halkadan kavranacağının doğru olduğu anlamına gelmiyor. Strateji, yaşamın her alanı için gerekli bir planlama biçimidir. Stratejinin en önemli unsuru ise önünüzdeki engelleri doğru tespit etmek ve DOĞRU SIRALAMAKTIR. Tespitleriniz ne kadar doğru olursa olsun, kavranacak esas halkayı yakalayamazsanız başarısız olursunuz.

Evet ülkemizde motosikletin sorunlarından biri de motosikletçinin eğitimidir. Bu kask takmaktan, trafikte doğru motosiklet kullanmaya kadar bir sürü konuyu içeriyor.

Ama bugün asıl halka caddelerde motorcu avı başlatmak asla değildir. Bütün uğraşılarımıza rağmen motosikletle ilgili trafik yasaları çıkmamış, trafikte eğitim ve motosiklet özürlü bir dünya sürücü, Karayolları’nın ölüm tuzağı dolu berbat yolları, motosikleti lüks gören ve ciddiye almayan devlet anlayışı orta yerde dururken, “Hadi kulüpler bir araya gelelim ve kuralsız motorcuları avlayalım, hatta polisle işbirliği yapıp motosikletleri de bağlatalım, karakollara rica edelim bir de falakaya yatıralım, muhtarlıkların kapısına bunların isimlerini yazıp deşifre edelim, utansınlar!” mı diyeceğiz?

TMF içinde Motosiklet Kültür Kurulu çalışmalarını organize ettiğim dönem yaptığımız çalışmalardan biri İstanbul’daki fast food restoranlarına; kebapçı, sucu gibi kuruluşlara yazılı olarak çağrı yapmak olmuştu. McDonald’s, Pizza Hut gibi büyük kuruluşların ilgilileri ile birebir görüştüm. Kendi motosiklet servis elemanlarının eğitimi ile ilgili ve yazılı bir metin basarak ulaşabildiğimiz bu tür işletmelere tek motosiklet kullansa da servis elemanlarının kask kullanmaları ve trafik ihlali yapmamaları konusunda uyarıcı olan bu basılı metni ilettik. Büyük şirketler bu konuda daha titiz ama yüzlerce bireysel işletme açısından elbette epey zaman gerekiyor.

Ayrıca “kask”ın önemini ve kullanılmasını daima önermişimdir.

Ancak gelelim biraz da işin motosikletçi ruhu kısmına. Benim bir lafım vardır, hep söylerim, “Yaşamındaki renkler kahverengi, gri ve siyahtan ibaret ise motosiklete binemezsin, yaşamında pembeler, morlar, siklamenler var ise ve yaşamın tüm renklerini kullanıyorsan, evet motosiklete binebilirsin. Motosiklet biraz özgürlük, biraz asilik, biraz isyankarlık ve topluma ters gelen şeylerin hepsinden biraz demektir.

Sevgili Ece, evet muhtemelen Bağdat Caddesi’nde, kaskı kolunda ve arkasında askılı bluzlu, omzunda Louis Vuitton çanta ile saçları uçuşan bir kadın olan motosiklet gördü isen ve o sarı renkli bir Harley Davidson ise o benim. Asi ruhum, bir kafede otururken, “Hayatım beni eve bırakır mısın?” diyen o hoş kadını geri çevirmeye elvermemiştir.

Şehirlerarası yollarda göremezsin ama Cadde’nin, Cunda’nın, Bozcaada’nın yollarında kasksız görebilirsin beni. Bu tamamen benim özgür ve bilinçli tercihimdir.

Ama benim çok daha önemli bir tercihim var, eğer motosikletimi kasksız ya da düşük koruma ile kullanıyorsam her zamankinden daha yavaş ve daha temkinli kullanırım.

Çok yakın zamanda yaşadığım bir örneği de önceki yazımda yazdım. Boğaziçi Köprüsü’nün yoğun trafiğinde emniyet şeridinden 40 kilometre hızla giderken, o daracık şeritte birkaç kurye birkaç endurocu arkadaş yanımdan en az 80 kilometre hız ile ve bir de adeta bana dudak bükercesine bakarak geçtiler. Oysa ne kadar koruman ne kadar iyi kaskın olursa olsun, o şeritte kapıyı açan olur, aniden sağa kıran olur, o süratle hangi koruma koruyacak. Gişelerden çıkınca ilk sapakta tam korumalı bir kurye yerde yatıyordu, koyduk ambulansa yolladık. Hangisi güvenli acaba?

Bugün bizim sorunumuz asla caddelerde motorcu avı başlatmak değildir. Söyleniş biçimi bile çok çirkin geliyor bana ve hedef saptırıyor. Sorunu kolayca çözmenin yolu suçu motosikletçiye atmak. Yıllardır öyle yapıyorlar zaten. Becerikli emniyet müdürleri Gaziantep’te, Aydın’da, Nazilli’de motosiklet yasaklıyor. Biz niye defalarca Emniyet Genel Müdürlüğü, TBMM kapılarına gittik ki motosiklet yasaları için, verseydik toplu bir dilekçe “Yasaklayın bizi” diye, ne sorun kalırdı, ne gam, ne tasa…

Ece Kardeş, samimi görüş ve öneri istemişsin yazının sonunda, bence yazını tedavülden kaldır.
Kolay gelsin…

Emrah Soyuer
Harley Owners Group Türkiye Başkanı

emrah.soyuer@motohaber.com

Daha Fazlasını Göster

Yayınlanmış Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Close